 |
Tübisad: "BT sektöründeki büyüme umut verici" |
|
| İnterpro’nun verilerine göre BT sektöründe,
1998’in ilk dokuz ayında yüzde 39’luk bir büyüme var. 1997 senesinin ilk 6 ayında
yaşanan siyasal sorunları dikkate alırsak bu yılın tümü için aynı büyümeyi
beklemek gerçekçi olmayacaktır. Ayrıca global ekonomik sorunların ülkemize de
yansıdığı ortada. Yine de sene sonunda yüzde 29-30 gibi bir büyüme ile iki milyar
doları aşabiliriz. |
| 1995 yılında bir milyar dolar sınırını aşamayan
sektörün, 3 yılda kendisini kanıtlaması umut verici bir gelişme. IDC’nin
yaptığı çalışmaya göre de 1995 senesinde KOBİ ve ev pazarındaki BT harcamaları
yüzde 20 iken, bunun 1998 yılı sonunda kendini katlayarak yüzde 40 oranına
çıkacağı tahmin ediliyor. Bunu da BT bilincinin artması ve talebin tabana yayılması
olarak yorumluyoruz. |
| Donanım ağırlıklı olan pazarda 2 ilginç nokta
dikkatimizi çekiyor. Bunlardan birincisi uygulama yazılımı gelirleri yılda yüzde 40
artarak sektörden daha hızlı bir büyüme göstermesi. Diğer bir nokta ise hizmet
gelirlerinin büyüme hızının oldukça düşük olması. Ancak incelemeler sonucunda
bunun bakım gelirlerinin yerinde saymasından kaynaklanıyor. Bakım gelirleri
dışındaki hizmet gelirleri 1995 yılından 1997’ye kendini katlamış durumda. Bize
göre 1998 senesinde de devam eden bu iki eğilim, pazarın teknolojiyi özümsemesi ve
stratejik değeri yüksek alanlara yönelmesinin göstergesi. |
| 1998 yılında en çok tartışılan konular arasında
Bilgisayar Destekli Eğitim ve elektronik ticaretin (e-ticaret) ön sıralarda yer
aldığını görüyoruz. |
| MEB’nın Bilgisayar Destekli Eğitim çalışması belki
de kamunun en büyük BT projesi.Projeden kamuoyunun beklentisi çok yüksek. Oysa her
konuda olduğu gibi eğitim konusunda da teknoloji tek başına bir çözüm değil. Biz
projeye olumlu bir başlangıç olarak bakıyoruz, fakat sektörümüzün yıpranacağı
endişesini de taşıyoruz. Dileğimiz Bakanlığın bundan sonraki ihaleler öncesinde
gerek bizimle gerek TBD ve TBV ile görüşmesi. Meslek kuruluşlarımızın hepsi kıt
kamu kaynaklarının en verimli biçimde kullanımını hedef almıştır, Bakanlığa
yardımcı olabileceğimize eminiz. |
| E-ticareti, İnternet’ten ayrı düşünmek mümkün
değil. Ancak İnternet hizmetlerinin yaygınlaştırılması için toplumun beklentileri
ile toplumun beklentileri ile orantılı adımlar atılamadı. Doğası itibarı ile
özgür bir sistem olan İnternet’in tekelci bir telekomünikasyon sistemi ile
bağdaşması oldukça zor. Türk Telekom’un konuya yaklaşımı ümit verici de
olabiliyor, kaygılandırıcı da. Şurası kesin ki Türk Telekom bugüne kadar
özelleştirilmiş olsaydı, İnternet çok daha fazla evde bulunacak, çok daha fazla
gencimizin önüne geniş ufuklar açılmış olacaktı. |
| Sene boyunca tartışılan bir diğer konu da 2000 yılı
sorunu oldu. Bu alanda bankacılık ve sigortacılık kesiminde önlemler alınmış
olmasına rağmen, sektörde tümüyle somut bir çözüm olmaması endişe vericidir. |
| Tübisad için ise 1998 bir değişim yılıydı. Temmuz
ayı sonunda göreve getirilen Yönetim Kurulu yılın son 5 ayında stratejik bir plan
hazırladı. Kendimize koyduğumuz hedef, 3 yıl içinde sektörün GSMH’daki payını
üçe katlamak. Bunun için uzun vadeli programların uygulanması gerekiyor, ama
öncelikle durgunluğu aşmanın yollarını aramalıyız. |
| Tübisad olarak BT sektöründe KDV’nin
kaldırılmasını gerçekçi görmüyoruz, ancak belirli bir dönem için temel ihtiyaç
maddelerine uygulanan orana indirilmesi ile ev pazarında bir hareketlilik sağlanabilir.
İnternet erişiminin de kolay ve ucuz hale getirilmesinin de ev pazarında ciddi bir
etkisi olacaktır. Bu iki önlem durgunluğu aşmamıza yardımcı olmanın yanı sıra
toplumun 2000’li yılları daha iyi eğitim olanakları ile karşılanmasını
sağlayacaktır. Sektörü olumlu etkileyecek başka bir düzenleme de yüzde 6
oranındaki KKDF’nin kaldırılması ve bu yolla ithalata finansman kolaylığı
getirilmesidir. Yazılım üretiminin teşvikine yönelik tasarının bir an önce
yasallaşması uzun vadede stratejik önem taşıdığı gibi 1999 yılında da sektöre
destek olacaktır. |
| Tübisad kamu yönetimi nezdinde bu önlemlerin takipçisi
olacaktır. Ancak sektör şirketlerimiz de kalıcı politikalar uygulamak durumundadır.
1999 fiyat savaşına sahne olmamalıdır. Ülkemizde donanım fiyatları Avrupa ülkeleri
ile aynı düzeyde, hizmet ücretleri çok daha düşüktür. Uygulama yazılımına
ödenen ücretler kabul edilebilir düzeye yeni gelmiştir. Fiyatları bu düzeyin altına
indirmek şirketlerimizin hizmet kalitesini düşürmelerine, yatırımlarını
durdurmalarına, eğitim harcamalarını kısmalarına neden olacak; sektör orta-uzun
vadede bundan zarar görecektir. 1999 müşteriye daha iyi hizmet götürerek rekabet
ettiğimiz, çalışanlarımıza yatırım yaptığımız bir yıl olmalıdır. 1994
krizinden çıkıp 3 yılda kendini ikiye katlayan bir sektörden bunları beklemek
hakkımızdır. |